13 Kasım 2017 Pazartesi

Yerel seçim için seferberlik ilanı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ’nun, AKP ’li belediye başkanlarının istifa ettirilmesi üzerine “erken yerel seçim çağrısı” hükümetten olumlu yanıt bulmasa da, parti yönetimi, erken seçim için hazırlıklara başlıyor. Partinin öncelikleri arasında, isimlendirme yapmadan önce bölgenin özelliklerine göre “aday profili belirlenmesi” ve tabanda ittifakı sağlayacak adaylar için çalışma yapılması yer alıyor. CHP ’de birçok milletvekili “belediye başkanlığı” için hazırlanıyor, ancak parti yönetimi zorunlu olmadıkça, parti yönetim kademelerinde yer alanlar veya milletvekillerini aday göstermeye sıcak bakmıyor. CHP ’de 2018 ’in ilk aylarında yapılacak olağan kongre hazırlıkları sürerken, partide “yerel seçimler” için de planlamalar yapılıyor. Kılıçdaroğlu, parti kurmaylarına, yerel seçimle ilgili temel esasların belirlenmesi ve altyapı çalışmalarının yapılması için de talimat verdi. Bu kapsamda yapılan çalışmalar ve değerlendirmeler şöyle:

Aday profili çıkacak: Partide, çok sayıda isim belediye başkan adaylığına hazırlanıyor. Ancak parti yönetimi, aday gösterilecek yerin özelliklerine göre öncelikle halkın ve örgütlerin nabzını tutarak, “aday profili” çıkaracak. İsim belirlenmeden önce, o bölgenin aday tercihi, belediye hizmetlerinde nelere öncelik verdikleri, eğer düşük oy alınmışsa, bunların neden kaynaklandığı saptanmaya çalışılacak

Tabanda ittifak kriteri: CHP, belediye başkan adayını belirlemeden önce, yerel düzeyde hangi kesimlerle “güçbirliği” yapılacağını da ölçmeye çalışacak. Siyasi partiler düzeyinde açık bir ittifak olmasa da tabanda ittifak sağlayabilecek adaylar çıkarılacak. Bu konuda kamuoyu yoklamaları ve parti örgütlerinin görüşleri ve nihayetinde genel merkezde oluşturulacak bir çalışma grubunun görüşmeler yaparak aday belirleme yöntemine gideceği belirtiliyor.

Vekil ve yöneticiye sınırlama: CHP ’de çok sayıda milletvekili adaylık için hazırlanıyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu, parti yönetiminde yer alan isimlerin belediye başkan adayı olmasına sıcak bakmıyor. Kılıçdaroğlu ’nun il, ilçe, parti meclisinde görev alan isimlerin belediye başkanlığına aday olmamaları yönündeki kararı da biliniyor. Benzer uygulamanın milletvekilleri için de geçerli olacağına dikkat çekiliyor. Partinin farklı kademelerinde yer alan isimlerin belediye başkanlığına yönelmelerinin partide “zafiyet yaratacağı” değerlendirmesinin yapılırken, “zorunlu olmadıkça” milletvekili adayı gösterilmeyeceğine dikkat çekiliyor. Bu kapsamda çok önem verilen yerlerin, ancak aday olmak isteyen milletvekili ile kazanılıyor olması halinde aday gösterilmesi planlanıyor.

Büyükşehirlere özel çalışma: CHP, 27 Mart 2014 seçimlerinde kazanamadığı, ancak 16 Nisan referandumunda, “hayır” çıkan başta Ankara ve İstanbul olmak üzere bazı büyükşehirler için özel bir çalışma yapacak. Özellikle İstanbul ve Ankara ’da, “tabanda ittifak” sağlayabilecek adaylar ön plana çıkacak. Ankara ’da milliyetçi ve muhafazakâr kesimlerden oy alabilecek isimlere öncelik verilmesi planlanıyor. Bu kapsamda, CHP ’nin bir önceki seçimdeki Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, hâlâ alternatif olarak duruyor. Ancak Yavaş ’ın, seçimden hemen sonra CHP ’den istifa etmiş olması ve Meral Akşener ’in kurduğu İyi Parti ’den aday olabileceği yönündeki yorumlar, CHP adaylığı için en büyük handikapı oluşturuyor. Ayrıca sol seçmenin ikinci kez Yavaş ’a oy vermeyebileceği değerlendirmesi de yapılıyor. Ankara ’da milliyetçilerin de oy verebileceği Yalova Milletvekili Muharrem İnce ’nin adı da konuşuluyor, ancak parti yönetimi isimlendirme için “erken” olduğu görüşünde. İstanbul ’da ise CHP tabanının yanı sıra, muhafazakâr ve Kürt seçmenin oyunu alabilecek aday gösterilmesi gerektiği görüşü seslendiriliyor.

Bşarılı başkanlar: Halen CHP ’de olan ve başarılı çalışmalarıyla ön plana çıkan büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarının büyük ölçüde korunacağı belirtiliyor. Başarılı belediyelerde, ancak başkanlar isterse aday değişimine gidileceği vurgulanıyor.

Kayseri'de tarihi keşif.. Bronz Çağı'ndan kalma antik kentlerin izi bulundu

Kayseri yakınlarında yürütülen kazı çalışmalarında Bronz Çağı'ndan kalma 12.000 tablet bulan arkeologlar ve ekonomistler, binlerce yıl önce Anadolu'da kurulmuş antik kentlerin izini keşfetti.

BBC Türkçe'nin haberine göre, araştırmacılar, 4000 yıl önce bugünkü Irak topraklarından çıkan Asurlu tüccarların orta Anadolu'ya yerleşmeye başladığını ve bölgede ticarete giriştiğini belirtiyor.

 ABD merkezli düşünce kuruluşu Ulusal Ekonomik Araştırmalar Ofisi tarafından yayınlanan çalışmada, Kayseri yakınlarında bulunan ve Asur ticaret kolonilerinin Anadolu'daki merkezi olan Kaniş kentinin kalıntılarında binlerce kil tabletin ortaya çıkarıldığı ifade ediliyor. 

[Haber görseli]

Tüccarların mal sevkiyatı, borçlar ve yeni ticaret anlaşmaları üzerine yazdıkları tabletlerin daha önce bilinmeyen çok sayıda antik kentin nerede olabileceğine ışık tuttuğu vurgulanıyor.

Atatürk Havalimanını kana bulayan IŞİD'ciler hakim karşısında

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'de görülecek duruşmalar 4 gün sürecek.

 İDDİANAME

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 262 sayfalık iddianamede, 42'si tutuklu 4'ü firari 46 sanık yer alıyor. İddianamede 207 kişi 'müşteki' sıfatıyla bulunuyor.

İddianamede şüphelilerin 'Örgüte üye olmak', 'Anayasayı ihlal', 'Tasarlayarak adam öldürme', 'Tasarlayarak adam öldürmeye teşebbüs' ve 'Mala zarar vermek' suçlarından 46'şar kez ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 2 bin 132'şer yıldan 3 bin 342'şer yıla kadar hapisleri isteniyor.

OHAL Komisyonu'nda karar da yok başkan da

Kurulmasından, çalışmalara başlamasına, üyelerinin belirlenmesinden başvuruların alınmaya başlamasına, başkanının görevden ayırlmasının ardından yeni başkanın belirlenmesine kadar her uygulamasında geciken, hak dağıtımında rötara uğrayan OHAL Komisyonu, incelemeler sırasında yeni bir kriteri daha listesine ekledi. Edinilen bilgiye göre OHAL Komisyonu, savcılıklardan, başvurucunun gerçekten ByLock kullanıp kullanmadığına ilişkin bilgi ve belgeleri istedi. Talep edilen belgeler arasında HTS dökümlerinin de olduğu öğrenildi.

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu 23 Ocak tarihli OHAL KHK ’si ile kuruldu. Çalışmalarına kurulduktan 4 ay sonra başlayabilen komisyon ilk başvurularını da 17 Temmuz ’da aldı. Çalışmalar sessiz sedasız sürerken, başvuruların tamamı alındı, OHAL mağduriyeti iddiaları için başvuruların süresi uzatılmadı. Ancak komisyonun atacağı her adımda gecikme yaşandı.

Başkan bekleniyor

Son olarak Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek ’in görevden alınıp, Yargıtay üyesi olarak atanmasının ardından, aynı zamanda OHAL Komisyonu Başkanlığı ’nı da yürüten Müsteşar Yardımcısı Selahaddin Menteş, müsteşar olarak atandı. Menteş, müsteşarlık koltuğuna oturması ile birlikte Komisyon Başkanlığı görevini de bırakmak zorunda kaldı. Ancak atamaların tamamlanmasının üzerinden geçen 3 hafta içinde komisyon başkanlığına bir görevlendirme yapılmadı. Komisyonun üye sayısı 6 ’ya düştü. Komisyon başkanlığını görevini başkanvekili Salih Tanrıkulu yürütmeye başladı.

Edinilen bilgiye göre komisyon, önce başvuruları usul incelemesinden geçirdi. Söz konusu önincelemenin tamamlanmasının ardından başvuru usulünde hatasız olduğu belirlenen bazı dosyalar komisyon bünyesinde görev yapan tetkik hâkimleri ve müfettişlerden oluşan raportörlere gönderildi. Raportörlerin usul incelemesini geçen dosyalar karar verilmek üzere komisyona sevk edildi.

Karar da rötarlı

Komisyon kaynaklarından edinilen bilgi, komisyonun ilk kararını kasım ayı içinde verebileceği yönündeydi. Ancak Başbakan Binali Yıldırım, ilk kararı için Kasım ayının ilk haftasını tarih olarak gösterdi. Ancak henüz bir karar alınmadı.

ByLock listeleri

Bu sırada komisyon incelemelerine bir kriterin daha eklendiği öğrenildi. Başvuruların incelenmesi sırasında başvurucuların gerçekten ByLock kullanıcısı olup olmadığının belirlenmesine ihtiyaç duyuldu.

Edinilen bilgiye göre, komisyon, savcılıklardan kişinin ByLock kullanımına ilişkin dellilleri ve HTS kayıtlarını talep etti. Başvurucuları hakkında verilen mahkeme ve savcılık incelemelerinin de dosyalara eklendiği, tüm incelemelerin, kurumlardan gelen bilgi ve belgeler ışığında çok yönlü olarak ilerletildiği ifade edildi.

[Haber görseli]

Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında, KHK ile ihraç edilmelere karşı yapılan itirazları görüşecek olan 7 üyeli Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu 17 Temmuz 2017 tarihinde işbaşı yaptı. Aynı tarihte KHK ile işinden ihraç edilen ya da açığa alınan kamu personeli işlerine geri dönebilmek için dilekçe vermeye başladı.

Gezi Direnişi'nde gözünü kaybeden Ünveren'e 1 milyon lira tazminat

İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin kararında, Emniyet'in toplumsal olaylara müdahale hakkı olsa da insan bedenini yaralayıcı nitelikte olmaması gerektiği belirtilirken, biber gazı fişeğinin orta mesafede silah şeklinde bir araç olduğu hatırlatıldı.

Hürriyet'ten İsmail Saymaz'ın haberine göre, kararda, "Kapsülün ilgililere zarar vermemesi için havaya doğru belirli bir açıda ateşlenmesi gerektiği, direkt ateş halinde vatandaşa isabet etme ve ciddi yaralanmalara sebebiyet verme ihtimalinin bulunduğu, idarenin olayla ilgisi bulunmayan kişilerin uğradığı zararı karşılamakla mükellef olduğu" denildi. Kararda, Adli Tıp raporu da dikkate alınarak gerekçe şöyle anlatıldı: "Toplumsal olaylara katıldığı idarece ortaya konamayan Ünveren'e müdahale sınırının aşılması, doğrudan yüze isabet edecek şekilde biber gazı kapsülüyle yaralanması suretiyle meydana gelen zararın ödenmesi gerektiği açıktır."

Gei Direnişi'nde gözünü kaybeden Ünveren'e bakanlık'tan 1 milyon liralık tazminat

 Sağ gözünü kaybeden Ünveren'in tam görme kaybı ve yüzde 37 oranında iş gücü kaybı geçirdiği saptanırken, bilirkişi incelemesi sonucunda da Ünveren'in maddi kaybının 555.197 TL olduğu tespit edildi. Mahkeme, İçişleri Bakanlığı'nın 555.197 TL'si maddi ve 500.000'i manevi olmak üzere 1.055.197 TL tazminat ödemesine karar verdi. İçişleri Bakanlığı karara itiraz etti.

 Ünveren'in avukatı Ayhan Erdoğan da karara itiraz ettiklerini belirterek, "İdarenin kusuru çok açıktır. Bir insanın yaşam boyu kullanamayacağı göz kaybı düşünüldüğünde bu tazminat yeterli değildir" dedi.

Sağlık Bakanı açıkladı... AKP Tamgün Yasası'ndan geri adım atmaya hazırlanıyor...

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan AKşam gazetesinden Pınar Işık Ardor'a verdiği röportajda 'tamgün Yasası'Ndan geri adım atılacağı sinyalini verdi.

İşte o röportaj'dan ilgili bölüm;

“Tamgün bile ihtiyacı kalkar esnek çalışma modeli gelişir.”

 "Bunların sebebi nereye dayanıyor biliyor musunuz? Arz ve talep dengesinin bozuk olmasına. Dağılımın eşit ve adil bir şekilde sağlayabilmemiz için zorlayıcı tedbirler almanız gerekiyordu ama şimdi arz ve talep belli doygunluğa geldiği zaman zaten kendiliğinden bu işler oluşur. Tamgün ihtiyacı kalkar esnek çalışma modeli gelişir.

 -Geçiyor muyuz esnek çalışmaya o halde?

 “Esnek çalışma modeli üzerinde çalışıyoruz”

 "Esnek çalışma modeli üzerinde çalışıyoruz ama eski sistem gibi düşünmeyin. Bu yepyeni bir model. Bakın üniversitede bir hoca üniversitede çalışacak istiyorsa gidecek şehir hastanesinde hizmet verebilecek. Benim şehir hastanemde bir profesörüm varsa üniversitenin ihtiyacı varsa o da gitsin üniversitede sözleşmesini yapsın, dersini versin. Biz 80 milyonluk büyük bir ülkeyiz. Bütün hastanelerimizi güzel bir hale getiriyoruz. Donanımları yenilemeye çalışıyoruz yerli üretimi de yanında teşvik etmeye çalışıyoruz. Peki, bunlar kimin? Bu milletin. Neyle yapıyoruz bunu? Milletin kaynaklarıyla yapıyoruz. Kendi koyduğumuz kuralların altında sıkışıp kalmamalıyız. Elbette ki bunu yaparken insanımızın da hizmeti verenin de memnuniyeti olmalı. Şu anda uyguladığımız çalışma modeli bunu sağlamıyorsa bunu ben geliştirmeliyim. İşte o geliştirme arayışının çalışmasıdır esnek çalışma modeli." Bunun üzerine bir şey daha ekliyorum. Türkiye sağlık alanında dünya standartlarında bir ülke. Çok değerli hekimlerimiz var. Bunu sadece 80 milyon insanın hizmetiyle sınırlı tutmak zorunda değiliz. İnsanlığın hizmetine de açalım.

 Sağlık turizmine mi gönderme yaptınız?

 “2023 ’te 20 milyar dolar para getirebiliriz bu ülkeye”

 "İnsanlar sağlık hizmeti almak için kendi ülkesinin dışına çıkıyor. 2023 ’te biz 20 milyar dolar sağlık turizminden para getirebiliriz bu ülkeye. Şehir hastaneleri burada da devreye giriyor. Kaliteli bir mekân kaliteli bir imkân sunmuşuz bunu biz kendi insanımız için yaptık ama diğer insanlar da bunu talep ediyorsa kapasitemizi niye bunu açmayalım."

Röportajın tamamını okumak için buaraya tıklayınız

 

5 Kasım 2017 Pazar

Yaani arama motoruna kayıt

Merhaba webmaster arkadaşlar Yaani arama motoru Türkcell teknoloji biriminin mobil uygulamalar üzerinde çığ açacak bir arayüzü yep yeni bir arama motoru Yaani bir çok site için hit kaynağı olacağı kesin. Peki ya Yaani ye kayıt yapılıyor mu ? Evet yapılıyor ama herhangi bir eklemeye gerek yok siteniz Google.com arama motoruna kayıtlı ise Yanii.com.tr de de çıkacaktır anlıyacağınız proje Türk alt yapısı Abd olarak gerçekleşmiş yüzde yüz yerli bir arama motoru olmadığını anlamış olduk neyse yinede bir umut bir gün yüzde yüz yerli bir sistemle arama motorları kullanırız ilginize teşekkürler.

Arama kelimeleri : Yaani arama motoru, Yaani kayıt, Yaani web sitesi ekle, Yaani arama motoruna kayıt, Yaani web sitesi,

Diğer başlıklara hemen gözat ...